Mehmet Çiftçigüzeli
Mehmet Çiftçigüzeli
mehmetciftciguzeli@hotmail.com

MİLLETİYLE ÖRTÜŞEN SANATÇI


23 Mayıs 2010 Pazar 17:13

"www.sanatlemi.net" muhabiri Harun Nihat Öztürk'ün yaptığı röportaj;

1) Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı'nı neden kurma ihtiyacı duydunuz?

Mehmet Akif Ersoy Fikir Ve Sanat Vakfı 1984 yılında Ankara'da sanatçının hatıralarına sahip çıkmak, eserlerini ve görüşlerini topluma aktarmak üzere kuruldu. Vakfın gayesi, milletimize fikirleri,eserleri ve şahsiyetyle mal olmuş bulunan Milli şairimizin hatırasını yaşatmak,eserleri ve örnek şahsiyetiyle yurtiçinde ve dışında bilhassa genç nesillere tanıtılmasını sağlamaktır. 26 yıldır bunları yapmaya çalışıyoruz.

2) Biraz vakfınızın faaliyetlerinden bahseder misiniz okuyucularmız için?

Mehmet Akif Ersoy fikir ve Sanat Vakfı yurtiçinde ve dışında ulusal ve uluslararası sempozyum,panel,konferans ve toplantılar tertip ediyor.Sanatçıyla ilgili Kitap,dergi ve fotoğraflar yayınlıyor.Akif'in doğum ve vefat yıldönümleri tarihi olan 20-27 Aralık günlerini "Mehmet Akif Ersoy Haftası " olarak ilan ediyor. Şairimizin hatıralarının olduğu yerlerde etkinlikler düzenliyor.18 yıldır özellikle Ankara'daki ismi  Mehmet Akif Ersoy olan okulların öğrenci ve öğretmenlerinden oluşan gruplarla birlikte önce İstiklal Marşı'mızın kabul edildiği 1.TBMM,sonra yazıldığı Taceddin Dergahı'na götürüyor, aynı gün son olarak da Asımın Nesli olarak adlandırdığı gençlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne götürerek gezdiriyor ve bilgilendiriyoruz.Türkiye'deki yaklaşık 225 bütün Akif okullarıyla imkanımız nisbetinde alakalanıyor,özellikle Burdur'daki Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'yle özel olarak ilgilenmeye,bu akademinin büyümesine "Mehmet Akif Ersoy Lobisi" oluşmasına gayret ediyoruz. Ayrıca Akif'in hayattaki yurtiçi ve dışındaki akrabalarıyla da temas halindeyiz.

Öte yandan bazı arkadaşlarımız Akif'in hiç yayınlanmamış yeni şiirlerini ve mektuplarını buldular.Bunları Mehmet Akif Ersoy Ünivertisemize verdik. Birlikte yayınlayacağız. Çünkü bu üniversitemizin araştırma merkezinde de görev aldık.Yönetim Kurulu Üyemiz Mehmet Rüyan Soydan Akif'in bazı özel eşyalarından tutun fotoğrafları ve ilk baskı kitap ve dergileriyle beraber bu konudaki yayınlanmış eserleri havi en büyük koleksiyona sahiptir.Bu konudaki çalışmalara karşılıksız yardım edilmektedir.Taceddin Dergahı'nın cazibe merkezi olmasında buradaki Akif proğramlarımızın etkisi ve katkısı fazladır.Akif adına bir üniversite kurulması da bu kulvarda sayılabilecek hatırlatmalarımızdandır.Akif'in Mısır'da kaldığı sürece oturduğu ev için bir kampanya başlattık.Burasının Türkçe Eğitim Merkezi veyahut Tük Kültür Merkezi olması için. İstanbul Beyoğlu'nda vefat ettiği  Mısır Apartımanındaki dairenin de müze olması için yetkililer nezdinde girişimlerimiz sürüyor.Doğdugu Fatih  Sarıgüzel mahallesi için de öyle.

Ayrıca mehmetakifersoy.com isimli bir de internette sitemiz mevcuttur.

3) Bir milletin milli marşının şairi olmak ne demek ?

Bir milletin şairi olmak O'nunla örtüşmek ve bütünleşmek demektir.Derdini kendine dert edinmek demektir.Bununla da kalmayıp umut adamı olmak, istikbali görmek demektir.Çıtası yüksek sorumluluk almak demektir.

4) Akif ahlakı ile günümüz dünyasının ahlakı arasındaki kırmızı çizgiler nelerdir?

Akif entelektüel ahlak sahibi bir insandı.İyi bir aile babası,hisli bir eştir.İddialı bir güreşçidir.Örnek bir akademisyendir.Fedekar bir milletvekilidir.Cömerttir bir insandır,mükrimdir.Çetin ceviz bir dosttur.Azimli,vefalı,mütevazi ama vakur,cesur,mahcup ama mukavim,yalnız ama Asım'ın nesliyle dünyanın evladına sahip,okuyan ve okutan, taassuba, gericiliğe, istismara, sapıklığa, tutuculuğa, kolaycılığa, ben yaptımcılığa, tekelciliğe sapına kadar düşman: müstağni, sözde ve özde gerçek dindar, kahramanlık mesabesinde ırkçı değil milliyetçi, yiğit bir memleketsever,  özellikle müslümanları islamı yeniden okumaya çağıran entelektüel ahlak sahibi bir insan, bir sanatçı, bir mütefekkir, bir düşün adamı.

His ve fikirleri milletinin tarihi motifi ve tezyini.Batıyı ve doğuyu,halkı ve burjivayla aristokrasiyi, aydını iyi bilen, iyi algılayan bir fikir emekçisi. Günümüz dünyası ahlakı arasındaki kırmızı çizgiler bunlardır. Safahat okuyan, anlayan, Akif'i tanıyanlar bu kırmızı ışık'ı önce sarıya, sonra yeşile çevirebilir.

5) Osman Yüksel Serdengeçti'nin "ona bizim Akifimiz diyoruz. Tıpkı bizim vatanımız der gibi" cümlesi var. Neden bizim Akifimiz demeliyiz M.Akif'e?

Akif herkesin Akif'i.Çünkü millete ait biri.Söylemi ulusal olduğu kadar evrensellik de içeriyor.Mesela hurafeyi ve tembelliği yenmek,mesela üretmek ve paylaşmak, tembel tembel uyuşuk vaziyette oturmamak,uyanık olmak, özgürlük vs.İsteyen "Benim", isteyen "Bizim Akifimiz"diyebilir. Bundan hiç bir beis yoktur. Akif'i anlamak için sanatçının yaşadığı dehşetli yılları, dönüşümü de bilmek gerekir. Mekanı cennet olsun Osman Yüksel agabeyin tespitinde de Serdengeçti'nin yaşadıklarını ve devrini çok iyi bilmek icab ediyor. Çünkü Akif herkesin diliyle hepimizi anlatıyordu anlayan için.

6) Bazı çevreler hala "ırkçılık" yapmakla suçluyor M.Akif'i. Bu konuya sizin yorumunuz nedir?

Mehmet Akif Ersoy kahraman bir Türk milliyetçisi.Irkçısı değil."Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet bu celal" derken "..ki ben bir Arnavudum,...işte perişan yurdum"demekten de geri kalmıyor. Ben kendimi Mehmet Akif kadar Türk, Mehmet Akif kadar Arnavut ve Boşnak hissediyorum. Oysa ben bir Kilis Türkmeniyim. Bazı şeyler vardır ki iradi değildir, insanların elinde hiç değildir. Hangi ırktan ve hangi cinsten doğacağı gibi. Akif'in babası Arnavut, annesi ise Buharalı. Üstad Sezai Karakoç'un dediği gibi Akif tamı tamına bir islam sentezi, İstanbullu. Hem doğulu, hem batılı. Daha yeni  Balkanlardan geldim. Konferanslar verdim, sempozyumlarda tebliğler sundum. Sancak müslümanı Boşnaklarla, Kosova'daki Arnavutlar Sırp mezalimini ve saldırılarını anlatırken "Bizi Türk olduğumuz için öldürüyorlar "dediler. Mehmet Akif Ersoy'un amcasının oğlu Adem Mulay ile Kosova'nın İpek ili Şuşisa köyünde konuştum. Bana dedi ki "Biz hala Türklük üzerine yemin ederiz..buralar gelmekte niçin geç kaldınız!."

7) Akif'in şiirindeki Türkçe'yi muhafaza etmek için neler yapmak lazım gelir?

Türk Dil Kurumunun  Türkçe Sözlüğü'nün 10.baskısında Başkan Prof.Dr. Haluk Şükrü Akalın'a göre 107 bir kelime bu lügatte yer almış. Prof.Dr.Tuncer Gülensoy da Türkçenin Zenginliği konusundaki yaptığı araştırmada 30'a yakın dilde Türkçe kelime kullanıldığını açıkladı. Bunun örneklerini veriyor.Safahatta Türkçemizin bütün kelimelerine rastlamak mümkün. Sadece Türkiye'de değil Osmanlı coğrafyasında günümüz Türkçesini bilmeyen biri Safahat'ı okuduğunda mesajını çıkarabiliyor. Çünkü yazıldığı günlerdeki Türkçeyi bu fiziki alan kullanıyordu. Hala da çok sayıda kelimemizi sözlüklerinde kendi dillerinde yer alıyor. Şükran,şükür,teşekkür,müteşekkir gibi. Şekispir eserlerinde 30 bin İngilizce kelime kullanmış dilcilerin araştırmasına göre. Akif çok daha fazla Türkçe kelime ile şiir, düzyazı, tercüme kaleme almış ve sohpet etmiş, vaaz vermiştir.

Mehmet Akif Ersoy'un kullandığı ve yaşamasının gerektiğine inandığımız Türkçe için Safahat en azından okullarımızda ders veya yardımcı ders kitabı olarak okutulmalıdır. Buna alternatif olarak aynı dönemin öteki sanatçılarının da kitaplarının okutulması gerektiği ileri sürülebilir.Neden olmasın? Yoksa kanuni düzenleme daha da yokuşa sürer Türkçemizi.İnternet malesef bu konuda gerektiği gibi kullanılmıyor.İlgililer de duyarsız.İnsana yatırım gibi bir endişeleri gözükmüyor,görünmüyor.

8) Akif hakkında genç arkadaşlarımıza tavsiye edebileceğiniz kaynaklar nelerdir? Neden bu eserleri takip etmek elzemdir?

Safahat bir nevi günlüklerdir.Bir tarih ve kültür almanağıdır. Akif de aynı zamanda çok iyi bir gözlemci, sosyoloğ ve psikoloğdur. Akif Ustanın eserlerini okudukça dönemi, sorunları, tarihi, toplumu yeniden algılamamız mümkündür. Sorgulama yetenegimiz de artar. Hele bu dizeler ezberlenirse insanları daha imtiyazlı ve dinlenir hale getirir. Cahil okudukça halk olur, sokaktaki insan okudukça aydın olur. Mektepli ise hangi sektörde olursa olsun çıtasını yükseltir. Bunu kim istemez? Safahat insanı geniş bir kelime hazinesine sahip kılar. Konuşma kabiliyetini artırır, kelime vurgularını yerine koyar. Fukaralığa, yoksulluga, tembelliğe, hantallığa, kolaycılığa, vurdum duymazlığa, bana neciliğe karşı siper olur, üretken, paylaşan hale getirir. Bağımsız ve kimlik sahibi olmanın mutluluğunu yaşatır. Tarihsiz olmanın talihsiz olacağını gösterir. Aydın sorumluluğu getirir, dik duruş öğretir. Milli yapar, sorumlulugunu, sentez ve analiz özelliğini hatırlatır, sorgulama öğretir. Dahası da var bunların. Safahatı okumayı denemek, bir müddet sonra da kendi kendini imtihana tabi tutmaya başlayınca farkı fark edilecek, neden lazım olduğu ortaya çıkacak. Denemeye değmez mi?
Bu yazı toplam 3479 kez okundu.
YAZARA AİT DİĞER MAKALE BAŞLIKLARI
 
Copyright © 2014 Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı. Adres : Atatürk Bulvarı Sefaretler Apartmanı 199/9 Kavaklıdere Ankara